Arşiv

Aralık 2015

Browsing

Yeni yıla öyle her sene yapılan ritüellerden uzak , gerçekten farkındalıkla hoşgeldin sefalar getirdin demeye hazır mısınız?

hangi_zaman_01

Dile kolay geçiyor zaman ve bir çok şey yaşanıyor olumlu olumsuz kendimizde , çevremizde ve dünyamızda. Peki hangisini unutuyoruz ya da arınıp yola devam ediyoruz?

Arınmadığımız , kabullenmediğimiz , eyvallah deyip geçmediğimiz her olumsuz olay , duygu biz de bir yük oluşturuyor. Sonra neler oluyor? Yeni yıl başlarken birçok plan-dilek-istek-hedef dile getiriyoruz, birkaç ay geçiyor ve biz bunların hepsini teker teker unutuyoruz , cesaretimiz , güvenimiz yavaş yavaş azalıyor, vazgeçiyoruz, TUTKUYLA İSTEMEKTEN VAZGEÇİYORUZ ve yüklerimizden boşluk alanları oluşturamadığımız için hayatımızda yeniye alan açamıyoruz. Sonra da istediklerimiz olmadı diye etrafımızda ilk gözümüze takılanı suçlu ilan edip, binbir bahane üretip ferahlıkla! aynı çizgide yola devam ediyoruz .

Peki öyleyse böyle vazgeçişlere sebep olan ne?

Eski deneyimleri, zihnin , sürekli ısıtıp ısıtıp önünüze sunması, size defalarca aynı anıları hatırlatması ve yüklerimiz. Herhangi bir yerde kendinizi başarısız ilan ettiyseniz, cesaretle adım attığınız bir durum istediğiniz gibi ilerlemediyse, kaybediş olarak gördükleriniz varsa, etrafınızda bir de siz bunları anlattıkça ahlayanlar vahlayanlar varsa tamamdır. Bu an itibari ile zihin , her adım atma kararınızda onunla bağlantılı tüm anıları size canlı yayında tekrar tekrar izletiyor.Duygular da devreye girince anı devleşiyor, daha da önemli bir hal alıyor ve ilerlemenizi engelleyecek delil haline geliyor.

964

Unutmanın varolmadığını biliyorum, unuttum derken bile hatırladığımızı da biliyorum. Pekala insanlar nasıl huzurla yolculuğa devam ediyorlar diye sorarsanız, en etkili yol olan ‘kabullenmek’ kısmını deneyimliyorlar. HERŞEYİ OLDUĞU HALİ İLE KABULLENMEK… 

Her şer diye gördüğünüzün için de hayır olduğunu bilirseniz , oralarda kaybedişlerin değil aslında öğrendiklerinizin varolduğunu anlarsınız. Bizler hayatı deneyimlemek için buradayız, deneyimin içerisinde inişler çıkışlarla dolu bir çok detay saklı . Kabul ederek yaşadıklarınızı, en istediğiniz hali ile yola devam edin. Yeni yıla yenilerek başlamak istiyorsanız , şimdi farklı bir adım atın , sizi hapseden, sınırlandıran tüm anıları halı altına süpürmek yerine bedeninizden, zihninizden dışarı çıkarın  ve özgürleşin. Cümlede geçtiği kadar bir anda olmadığını ve olmayacağını biliyorum. Ama inanırsanız her geri adımınızda , hangi olayın sizi buna tetiklediğini anımsayabilir ve o an zihninizi ikna edip bir anıdan daha arınabilirsiniz.

Ve bir yılı geride bırakırken bedeninizde hissedin,şükredin, gönülden söyleyin,  ;

Geçmiş yılda ve yıllarda yaşadığım bedenimde , ruhumda, zihnimde beni sınırlandıran, yük olan tüm duygulardan arınıyorum, serbest bırakıyorum ve özgürleşiyorum. Geçmişi bırakıyorum ve yeni yıla , yeni güne daha hafif başlıyorum. Yaşadığım her deneyim bana birçok farkındalık kattı. Aldığım derslerle olanları kabulleniyorum. Hepsi yaşanması gerekiyordu ve yaşandı. Hala hayattayım ve deneyimleyeceğim daha çok güzel şeyler var. Onları doyasıya yaşamak için, geçmiş yıllardan gelen deneyimlerimi kabulleniyorum, tüm olanların sorumluluğunu alıyorum. Egodan, öfkeden, üzüntüden ve geçmişten arınıyorum. Hayatıma dokunan herkese teşekkür ediyorum, affediyorum, özgürleşiyorum. Kendimi affediyorum. En hafif , berrak, sağlıklı zihin-beden-ruh dengesiyle yeni olana hazırım. Güzel olanı, hayırlı olanı yaşamaya niyet ediyorum…

Ve şimdi elinize kağıdı kalemi alın, bu yıla dair farkettiklerinizi, öğrendiklerinizi , kazandıklarınızı not alın. Eminim birçok başarı hikayeniz de vardır. 20 tane başarı hikayenizi yazın. Tıkanabilirsiniz bu noktada , başarıya türlü anlam yüklemiş de olabilirsiniz, büyük başarılar aradığınızı biliyorum. Arkadaşınıza yaptığınız bir sürpriz, bir haftasonunu tamamen kendinize ayırmış olmanız,kendinizi ödüllendirmeniz bile başarı örnekleri, hafızanızı zorlayın ve mutlaka 20 ye tamamlayın.Başarılarınızı görmenin size hissettirdiklerine odaklanın.

Yeni yıl dileklerimi de yeni yıla , yeni yazıma saklıyorum:)

Sevgiyle, umutla ve mutlu kalın. 

Eda ÖZGÜLER

 

 

Tüm hayatınızı gözünüzün önünden geçirmeye var mısınız? Ama bunu bir çalışma olarak yapın bu seferliğine ve farkına varın neler olduğunun.
Hayatın içinde biz adına böyle demesek de ‘ büyük sıçramalar ‘ yaşarız ara ara.
Ya bir tatil dönüşü kendimizle ilgili karar veririz.
Ya yeni yıla girerken yepyeni dilekler tutarız içimizde .
Ya en dibi görür ve orda yeni bir seçim yaparız.
Ya her yeni haftaya ve hatta her yeni güne yeni umutlarla başlarız.
Ya da en hafif, ferah , herşeyin yolunda gittiği zamanlarda ‘ bundan daha iyisi ne olabilir ‘ der ve daha ileriye doğru büyük bir adım atarız.
Beden dinlenir, ruh beslenir, zihin ayak uydurur.


Burdaki mevzu sizin eski halinizi eskiye bırakıp yeniliğe adım atmamızdır. Kalp her zaman heyecana, yeniye , yeni umuda, yeni aşka hazırken bazı yerlerde o da zihin gibi tüm örtülü haliyle önce bir arınmak ister.Bunun yolu boşluklar oluşturmaktan geçer hem kalbinizde hem zihninizde. Boşluklar oluşmaya başladığı anda yeniye yer hazırdır ve iyi ya da kötü ayırdetmeden eski-yeni yer değiştirir. Önemli olan o alanı oluşturmamız. Bu durumu tamamı su ile dolu bir bardağa benzetebilirsiniz. Bu dolu bardağa , en berrak suyu da getirseniz en bulanık suyu da getirseniz almayacaktır. Bunun için yapılacak tek şey öncelikle bardaktan suyun bir kısmını boşaltmak ve yerine damla damla yenisini eklemektir. Geçmişi hazmederek , kabullenerek, düşüncelerimizi takip ederek, çıkması gerekene izin vererek, bağımlılıklarımızdan kurtularak o bardağı boşaltmış olursunuz. Yerine geleni de en berrak hali ile eklemeye hazırızdır.
Peki bu nasıl olur? Arınmak için atılacak adımları en iyi siz bilirsiniz. Ben de arınma yolları ile ilgili ilerleyen zamanlarda yapılabilirliği mümkün, keyifli çalışmalardan bahsediyor olacağım.
Siz ozamana kadar şu soruları cevaplayın.

yuce_ve_kudretli_oz

 

–>Eskiye dair neleri saklıyorsunuz ?

 

–>Sizi yeniye giderken yoldan alıkoyan ne?

 

–>Adım atmak için neye ihtiyacınız var?

 

 

Iç dünyanıza dönün ve o güzel hayatınızı en güzel en sevdiğiniz hali ile yaşamak için seçim yapın karar verin ve tutkuyla isteyin.

Rehberiniz kalbiniz olsun…

EDA ÖZGÜLER

Sürekli aynı insanlar mı çıkıyor karşınıza?

Aynı sebeplerle mi bitiyor çoğu ilişkiniz?

Para akışı tıkanıyor ve siz sürekli hesap yapar halde misiniz?

Ya da hep aynı yerde mi takılıp kalıyorsunuz?

Bir türlü o aradığınız iş size gelmiyor mu?


Eğer içinde evet dedikleriniz varsa inanç sisteminize dönüp bakmak ve olumlama cümlelerinden destek almak, denenebilecek keyifli yollardan biridir ve sizi tekrar dengeye getirebilir.Bir yandan görünen alanda çalışmalara devam ederken bir yandan da yaşamımız için büyük söz hakkına sahip ‘bilinçaltı’ için de adımlar atmanız daimi çözümler sağlayacaktır. Olumlama, bilinçaltınıza yerleşmiş öze ait olmayan düşüncelerin yerini şu an ki seçiminizde değiştirmede işe yarayan cümle, cümleler ya da kelimelerdir diyebiliriz. Olumlama, bilinçaltınız için çalışmakta ve büyük dönüşümlere imza atmanızı sağlamaktadır.

 

Doğduğumuz andan itibaren , bizim deneyimlerimizden ya da yakınımızdakilerin deneyimlerinden çıkan sonuçlar yönetiyor hayatımızı . Yanımızda söylenen sözler, inançlar, genellemeler , farkında olalım ya da olmayalım bilinçaltımıza işleniyor ve sonra bizim algımızdan geçip yeni bir inanış olarak hayatımızda yerini alıyor.
” İnsanlar güvenilmezdir.”
” Aldatılmayan kadın yoktur.”
” Para zor kazanılır.”
” Bu yaştan sonra artık çok zor.”
”Tüm şanssızlıklar beni bulur.”

İşte tam da böyle nur topu gibi beylik laflarımız oluyor.
Gelelim çözüme yardımcı olumlama cümlelerine;

 

” Tüm insanlar güvenilmezdir ” gibi bir inanca tutunduysanız bu zamana kadar ; hergün ( 21 gün boyunca ara vermeden her sabah uyandığınızda gün içinde ve uyumaya yakın ) ” Güvendeyim. Karşıma çıkan insanlara güveniyorum kendime güveniyorum” cümlesi ile dönüşüme tanıklık edin. İçinde olumsuzluk barındırmayan size iyi gelen başka bir cümle ya da. Bir süre sonra olumsuz düşüncenin yerine yeni düşünceniz yerleşecek ve yeni güzel insanlarla uyum içinde yaşamaya başlayacaksınız. Önemli olan tek nokta o takıldığınız yerleri, cümlelerinizi, düşüncelerinizi farkedebilmek. Bunun için hepimize berrak bir zihin için niyet ediyorum farketmemiz kolaylaşsın diye.
Hayatımızda önem teşkil eden konular ile ilgili olumlamaları paylaşıyor olacağım ara ara.
Keyifli yolculuklar….

Eda ÖZGÜLER

Sürekli istemediklerinizi söylüyorsunuz farkettiniz mi?
Bu işi istemiyorum…
Bu maaşı istemiyorum…
Bu evde yaşamak istemiyorum…
Eşim/sevgilim bana böyle davransın istemiyorum…
Kimse için hayatımı değiştirmek istemiyorum…
Ve böyle gider istemedikleriniz listesi.
Şimdi bir değişiklik yapın ve istediklerinizi söyleyin kendinize, sevdiklerinize ( enerjinizi yükselten çevrenize ama) , yazın, niyet edin, hayal edin ve adım atın. İstemediklerinizin mutlaka ‘istemek’le ilgili bir karşılığı var.
>Sen neler olsun istersin?
>Nasıl olsun istersin?
>Yanında kimler olsun?
>Nasıl bir işin olsun?
>Kendine ayırdığın zamanlarda neler yapmak hoşuna gider?
>Hangi zaman diliminde kendine izin verirsin istediklerini yapmak için ve bu gün nasıl olur?

 


Sorun odaklı olmaktan çözüm odaklı olmaya geçiş süreciniz hayırlı uğurlu olsun.

Tam da istediğim o cümlelerdi işte ‘istiyorum’ la biten. İstemek yetmiyor biliyorsunuz . Adımlar kişiye özeldir. Siz düşünün, profesyonel destek almak isterseniz benimle iletişime geçebilirsiniz.

Eda ÖZGÜLER

Değer ne demek? Önce burdan başlayalım istersen, tanımlayalım.

 “Değer, bir şeyin önemini belirlemeye yarayan soyut ölçü, bir şeyin değdiği karşılık, kıymet ” diye açıklamış Türk Dil Kurumu . Peki bu anlama göre sen kendine ne kadar değer veriyorsun ? Kendinin kıymetini biliyor musun? 

 

Hareketli-yağmur-resimleri1-300x230

“Ben değerliyim. “

 Sen değerlisin, değer verirsin, değer görürsün, denge gelir, sevgi gelir, çevreden beklentilerin azalır, kendine yetersin , çevreden gelen takdir edilme ihtiyaçları daha da azalır ve sen farkındasındır kendini.

Kendini sevmek nedir? Özsaygı nedir? Değer nedir?

Şimdi yukarıdaki kelimelerin karşısına tek bir kelime karşılığı istiyorum senden. Tanımlar netleştiği anda, asıl nerede ,hangi noktada sana ait olmayan inancı aldığını bulacaksın ve o an düğüm çözülecektir. ” Görmek özgürleşmektir. ” der Eckhart Tolle. İşte tam da bu an gerçekleşecek.
SEN KENDİNİ SEV. Bir düşün bakalım bu nasıl olur?
Aynaya bakıp kendini güzel gördüğün anları hatırla.
İç dünyana baktığında da aynı güzelliği görebiliyor musun?
Başarılarını takdir ediyor musun?
Kendini ödüllendiğin anların var mı?
Kendine ayırdığın zamanların peki?resim_1408304029_8
Bu kavram üzerine ilk aklına gelenler, ilk yanında olanlar gelsin, ilk rol modellerin . Annen ve baban. Birçoğunun duydukları…Annen ve baban seni sevsin diye uğraştığın anlar .
” Dediğimi yapmazsan bir daha seni sevmem.”
” Bir daha yaramazlık yaparsan senin annen / baban olmam , başka çocukların annesi / babası olurum.”
” Bak şunların-bunların çocukları ne kadar başarılı”

Sürekli tehdit ve kıyaslanma ile geçen birçok cümle ile geçen çocukluk. Senin, sana özel başarının, senin seçimlerinin bir kenarda olduğu anlar. Sevgi almak için etrafındakilere kendini sevdirme çabaları…
Kabuğundan çıkmana engel olan ne varsa artık hiçbiri yok. Büyüdün, sadece gör diye bunlar. Kendini sevmek adına atacağın adımlarla bu inançların hepsi çözümlenebilir. Sadece başlamak konusunda kararlı ol. Sevgi, ilgi dilenmekten bir adım öteye geç . Önce sen kendine hissettir bu duyguları.
” Ben değerliyim.”

Kendi başarılarını yazmak sana unuttuklarını hatırlatacaktır. Bir kağıt kalem al eline ve hatırladığın tüm başarılarını yaz. Sakın yok deme. Lütfen hafızanı zorla ve en az 50 başarını yazmadan kağıt kalemi bırakma. Şimdi içinden en heyecanlandıran başarını seç ve kendini bunun için ödüllendir.Nasıl mı? Eminim en mutlu diye adlandırdığın anlarda yapmaktan hoşladığın bir aktivite vardır. Yok mu? O zaman öyle büyük büyük ödüllere gerek yok , yarım saatlik bir kahve molası, bir tatlı ikramı bile olabilir:)

unnamed (11)
” Ben değerliyim.”
Yalnız bir yanılgıya düşme. Sadece ve sadece ‘kendine değer vermek’ değil kastettiğim, bencillik değil, herşeyi sadece ben hakederim değil. Kendine değer ver… Değerle birlikte gelen sevgi bilinci ve herkese ve hayata değer verme hali de bonusun olacak. Kendinde olmayanı çevreye veremezsin ki zaten.Kendinle başla, artarak devam etsin.
Şimdi adım atma vakti. Zaman giderken ömürden , geçirdiğin tüm anlar değerli ilan edilsin, sen değerlisin. Hep hatırla….

Eda ÖZGÜLER

Düşünün ki % 100 bir enerji potansiyeli ile güne başlıyorsunuz. Bu harika. Kulağa çok hoş geliyor değilmi ? Peki ya gün nasıl devam ediyor?
Gün içinde arkadaşınız gelip bir acısını anlatıyor hop % 90 larda enerjiniz, yakınınızda oflayan poflayan insanlar varsa bir bakmışsınız % 80. Bir kişi geliyor şikayet alanında ve bundan besleniyor siz de bu duruma maruz kalıyorsunuz. Biraz da o aldı mı enerjinizi harika. Hele bir de siz de onunla birlikte şikayet eden tarafa geçerseniz… Bunlara bir de ülke haberleri ekleninde % 50 enerji kalırsa ne mutlu. Ee arada güzel sohbetler , güzel anlar olmuyor mu tabi ki oluyor . Bir inip bir çıkıyor yüzdelik değerler.Sonra enerjiniz düşe kalka giderken, gün akşama uzanırken siz kendini halsiz yorgun hissediyorsunuz. Bir de buna iş yorgunluğu eklenince, akşama kendinize ait kalan zaman dilimini olabildiğince verimi düşük geçirmekten başka yol kalmıyor.
  Ama üzülmeyin sakın , siz değişmek isteyin gerisi gelmiş bile öyle düşünün.
İnsanlarla iletişim halinde olduğunuz için , bireysel yaşamak kısa sürelerde mümkün olduğu için, kendiniz için bir şey yapın ve sizin o tatlı enerjinizin dış kaynaklardan etkilenmemesi için iç dünyanızda olup bitenin farkında olun. Gün içinde tüketmeyin en iyi hallerinizi.Kendi enerji alanınızı korumayı öğrenin.
Birkaç önerim var bunun için size;

 

*** Telkini kullanabilirsiniz.***Gün içinde hatırlatın kendinize;FB_IMG_1437079374160

” Hayatımı seviyorum. “
” Kendi olumlu enerji alanımı seviyorum. “
” Günü iyi geçirmek benim seçimim. “

 

*** Enerji emicilerden uzak durmanın yollarını deneyin.***

Bu yolu seçmiş insanların olduğu konumdan kibarca uzaklaşabilir, kibarca konuyu değiştirebilir veya kibarca durumdan rahatsız olduğunuzu dile getirebilirsiniz.

 

 

***Aniden sizi öfkelendirebilecek durumlarda bir an durun. ***

Hiçbir söz söylemeden sadece durun ve düşünün , birkaç gün sonra hatta birkaç saat sonra bu olay hala bu kadar mühim olur muydu? Tüm gün etkisinde kalacağınız , zihninizde ve bedeninizde barındıracağınız o negatif durumla yaşamak ne kadar iyi geliyor? Ya kısa sürede sakinleşseniz nasıl olurdu, ne hissederdiniz ?

*** Niyet etmenin gücüne inananlardansanız, her gün tekrar edeceğiniz niyetle bu alanı oluşturabilirsiniz.***

1438317933331

***Daha çok vakit geçirdiğiniz insanlara dikkat edin.*** Sürekli olumsuz düşünen, konuşan, davranan insanlarla birarada olmak sizin seçiminiz mi? Bu bir yansıma olabilir mi? Bunu da unutmamak lazım…

Denemek istediğiniz hangisi ise oradan başlayın. Sonucu merak etmekten öte öncelikle seçiminizi yapın. Değerli olana değer vermeniz dileğiyle…

Eda ÖZGÜLER