Etiket

cesaret

Browsing

İsteklerin boyutları var mıdır sistemde? Küçük istek , büyük istek… Ve nasıl gerçekleşiyordur dersin? ” Ooo bu büyük bir şey , bunun olması zor ” ” küçük olanı önden gönderelim “diyor olabilir mi Allah? 😊
Çekim yasası hepsinde neden farklı işler? .

Hepsiiii kocamaann bakış açılarımız. Aklımdan geçen parfüm hediye gelebilir, canım kahve isterken biri anında ısmarlayabilir , ama konu ilişkiye , işe , paraya ( neyi büyük kıldıysak ) gelince orda bi’ dururuz. Biz zaman koyarız önüne, “ancak ve ancak şu şartlar” koyarız bir de, sonra bir de onu kendimizden büyük yaparız. E zaten herkes de bunun hemen olamayacağını söyledi bize. Yani biz küçükken o’nun hakkındaki herşeyi birilerinden duyduk, belki korktuk, belki haketmediğimizi düşündük, belki zor adı aldı bu şey her neyse. Üstüne bir de pasta dilimine inandık. Pastanın büyük dilimini ben alacak olamam, kesin başkası aldı ya da alacak. O şanslı olabilir. Ya da torpilli falan. Sonrası malum… ( nasip diyenler için, bazen o nasibi bloke eden bakış açılarıyla doluyuz 😊 sonrası nasip ) .
. ” Tüh, keşke başka birşey dileseydim. ” dediğin an bir bak bakalım.
O başka şey ne? Başka şey ne?
Resmen ilan ettin mi bunu?
Bunun da bir şekilde olabileceğine inanıyor musun? Gerçek, buna gerçekten inanıyor musun? Hemen şimdi ortaya çıkabileceğine inanıyor musun peki? Zamanını belirleyen kim, durdurucu olan kim?

Hadi bugün buralarda gezelim biraz ne dersin?

Dilerim yeni kapılar açsın önüne hayallerinden de öte ve hemen şu anda:)

İçsel motivasyonu kuramama sebeplerimizden biri belki de en önemlisi ” neden ” bunu istediğimiz konusunda netleşemememiz.
” Çok istiyorum ” . Bu cümle yeterli gelmiyor değil mi?
Güçlü nedenler bulun, en az 20 tane nedeniniz içinde güçlü 2 nedeniniz olsun. Ve bu 2 madde sizi hedefe yaklaştıracak güçte olsun.
” İstiyorum çünkü…. ” diye başlayan cümleleriniz sizi tatmin etmiyorsa bu sizin isteğiniz mi, yoksa bir ispat mı diye bakın, farkedin.
Belki gördüğünüz herkes yapıyor diye yapmak istiyor olabilirsiniz. Belki sadece onların gözünde ” birşey ” olmak için yapmak istiyor da olabilirsiniz. Bu gerçek bir istek mi?

Başladıysanız hedefe yürümeye yolda da motivasyonunuzu kaybedebilirsiniz.
Güçlü nedenlerinizin yanına bir de şunu ekleyin. Hedefinizi açık yüreklilikte paylaşabileceğiniz, yargıdan işlemeyen, hatta sizinle benzer hedefi de olabilir , olmayadabilir, 1 ya da birkaç arkadaşınız olsun yanınızda. Bir-liğin gücünden faydalanabilirsiniz. Bu öylesine anlamlı ve etkili ki, bu grupları hep çok sevmişimdir . Canım kolaylaştırıcılarımız. Hepimiz birbirimize katkıyız burayı değerli kılarsak.

Yola neden çıktığını, yola neden devam ettiğini bilirsen herşeyin senin kararın için beklediğini göreceksin. Yeter ki kapıyı açmayı seç. Yeter ki yürü. Yürü. Yürümeyi seç. Koşmadan , telaşa kapılmadan ve birlikte.

Mutlu olmak benim hakkım.
Zenginlik benim hakkım.
Doyumlu bir ilişki benim hakkım.
Neşeli keyifli huzur dolu bir ev benim hakkım.
Ferahlık benim hakkım.
Dinlenmek benim hakkım.
Yeteneklerimi kullanmak benim hakkım.
Sevdiğim işi yapmak hakkım.
Değerlerimi yaşatmak benim hakkım.

Tüm bunlarda alıp kabul etmeye gönüllü olmadığım şey ne? Söylerken hissettiğim o şey ne? Dönüşebilir mi? Dönüşseydi ben kim olurdum? Ne olurdum?

Olabilirim.
Mutlu olmayı tercih edebilirim.
Sağlığımı koruyabilirim.
Neşeyi kolaylığı hayatıma davet edebilirim.
İhtişamı seçebilirim.
Parayla ilişkimi dönüştürebilirim.
Kalbimdeki o işi harekete geçirebilirim.
Bir ağaç misali bu dünyanın geçiciliği gerçeğine rağmen köklenebilirim.
Tüm köklerimle mevcut olabilirim.
Her an başka bir forma gönüllü olabilirim.
Zamanını bekleyebilirim.
Telaşımı da azad edebilirim.
Hatta kızgınlıklarımı kırgınlıklarımı öfkemi kurban rolümü azad edebilirim.
Güvende hissetmeyi seçebilirim.
Tam ve bütün olduğumu alıp kabul edebilirim. Eksik değilim, yanlış değilim.

Tüm bunları olmam bilmem algılamam ve alıp kabul etmem için neler mümkün?

Gerçekten seçer misin? Şimdi ? Kalpten ?

Kolaylıkla.

Nefes alış verişlerimiz bize neler anlatabilirler acaba?
Sesli sesli nefes alıp veriyorsam mesela, hayatımda sakinliğe yer açmıyor olabilirim. Telaşım, yorgunluğum buna sebep oluyor olabilir.
Ya da sadece sesli ve hızlı bir şekilde nefes veriyorsam, acilen hayatımdan çıkarmak istediğime bakabilirim ya da stresime ya da öfkeme bakabilirim.

Nefes alış ve verişlerimin süresi kısaysa, dünyamdaki alma ve verme enerjisine bakabilirim.
Belki de herşeyi hızla alıyor / almak istiyor ve hızla tüketiyor / tüketmek istiyor olabilirim.
Belki de sakinlikle sindire sindire olanın tadına varmak, olanı beslemek nedir bilmiyor olabilirim.
Sadece hayatta kalmaya çalışıyor olabilirim.

Aldığım nefes, sadece omuzlarıma kadar iniyorsa, bedenimde sürekli hastalıklar ortaya çıkıyor olabilir. Oksijenin olmadığı bedenimde yaşam da keyif vermiyor olabilir.
Veya sadece göğsüme kadar iniyorsa nefes, sürekli tedirgin, stresli, gergin ve panik halinde olabilirim.
Zamanı gelmeden harekete geçebilir, sürekli sürekli hareket etme ihtiyacı hissedebilirim.

Nefesin aşağılara karnıma kasıklarıma inmesine izin verdikçe hayatım da nefes alabilir.
Tüm organlarım nefesimden beslenebilir ve sağlıklı kalabilirim.
Nefesle çakralarım dengelenebilir ve böylece enerjim, bedenim hayatta kalma modundan çıkıp keyfe, neşeye, tat almaya dönebilir.

Ya da sadece karnıma nefesi dolduruyorsam ve göğüs bölgemde gezmesine izin vermiyorsam, hayatımda coşkuyu , heyecanı yitirmiş olabilirim.
Hayattayım, varım demem için, canlılık için göğüs nefesine de ihtiyacım olduğunu farkedebilirim.
Belki de sürekli nefesimi durduruyorumdur, hayatı an an durdurmak isteğimle.

Nefes bir bütün, hayat gibi.
Eğer onunla tüm bedenimi beslersem hayatım da adım adım dönüşebilir.
Nefes hayattır dediğimiz yere bir de burdan bakalım istedim.
Farkında olun.
Nefesinizin her bir anı size birşeyler hatırlatır.
İyi ki hatırlatır.
Değerini bilelim dilerim🙏🙏

Geçinmeye gönlün var mı?
Gerçek, hayatla geçinmeye gönlün var mı?
O zaman savaşı bitir ve barışa geç.

Dirençlerine, bariyerlerine, aslalarına, illalarına bir baksana.

Hastalıklarınla,
yaşam alanınla,
çevrendekilerle,
hava durumuyla:) ( Öyle değil mi ama, kardan, soğuktan, yağmurdan, böyle kapalı havalardan nefret ediyorum demiyor muyuz bazen? )
dünyayla,
geçmişinle,
ailenle,
parayla,
işle,
yalnızlık ve birliktelikle savaşını farkında ol.

” İstemiyorum, git. ” demek yerine;
” Sen mi büyüksün, ben mi? 🙂 demek yerine;
Sadece sor:
” Seninle barış içinde olmayı gönüllü olsaydım , bu ne yaratırdı? Hayatım gerçekten nasıl olurdu? Bunun için gerçek, ben ve bedenim hangi enerji alan bilinç olabiliriz? “

( Şu anki enerjim, bilincim savaş yaratıyorsa, başka bir enerjiye geçmeliyim. Bu neresi?? Soru buna alan açıyor ve bunu sen bulma. Sadece sor ve bırak. Hangi enerjide olsan barışı seçerdin? Sorduktan sonra izle. )

Her gün sor.
Aklına gelen her an sor.
Sormak iyi hissettirmediyse, söyle:
” Seninle barışmaya gönüllüyüm.
Seninle barış imzalamaya gönüllüyüm.
Seninle barışmaya gönüllüyüm “
.
Sadece gönüllü ol.
Seçimden bahsetmiyorum bile.
Gönüllülük herşeyi değiştirebilir.
Milyonlarca yeni olasılık belirebilir.
Kaçan kovalanır:)
Kaçma.
Savaşı bırak.
Dirençleri kaldır.
Bariyerleri indir.
Bırak aksın ve geçsin.
Geldi ve geçsiiiin, gitsin.
Su gibi… Aksın…

Hala kalmaya devam eden bir şeyse hastalık gibi, kalmakta bir bildiği, anlatmak istediği vardır.
Sana hatırlatacakları vardır.
Onun da bir bilinci var hatırla.
Yanında bir insan oturuyor ve onunla konuşuyormuşsunuz gibi – karşına alma onu, karşında görmek de savaş – konuş onunla.
“Gelmenin bir sebebi var biliyorum. Peki gitmek için neye ihtiyacı var?
Neyi anlamam gerekiyorsa, anlamaya gönüllüyüm, bilmeye gönüllüyüm. Gitmene gönüllüyüm. Kalmana da. Gitmeye hazır olduğunda gidebilirsin. Ben hazırım. “

Neyle barışmak geldi ilk, kalbine ilk ne düştü?
Dilerim kolaylıkla dönüşsün🙏🍀
Şifa olsun.

“Huzurlu ve mutlu panda”
Bu kitabın sonunda diyor ki:
” Derin bir nefes al. Üzerine yağmur gibi cesaret ve güven yağdığını hayal et. İyice konsantre olup bu cesaret ve güven yağmurunun her yanını sardığını düşün. “

Yani daha güzel bir olumlama varsa ortaya çıksın hemen:) Düşünsenize her yanınızda güveni hissettiğinizi…Ne kadar muazzam değil mi?
Çoğu adımımızın önündeki engel bu değil mi? Güven içinde olsaydık, neye elimizi uzakmaktan, seçmekten, vazgeçmekten korkardık ki? O zaman cesur olmak daha kolay olmaz mıydı?

Neredeyse her gün okutuyor bu kitabı bana. O burada ne hissediyor bilmiyorum ama bana her gün bunu sesli okumak iyi geliyor:)

Bir çocuğun en büyük ihtiyaçlarından güven ve koşulsuz sevgi. Güven ihtiyacını çocukken ebeveynlerimizden ya da bakımımızdan sorumlu kişilerden karşılıyorken ( dilerim her bebek için karşılansın ) , yetişkinliğimizde bu konuda ne yapacağız?
Hele bir de çocukken karşılanmadıysa bununla ne yapacağız?
Bir çok çalışma var ki, bu güven hissini bedene tanımlatan.
Sinir sisteminin savaş-kaç-don tepkilerinin ötesine geçiren.
Sinir sistemi üzerine çalışmak en hafifi.
Yoksa her an diken üstünde…Her an arkada olan bitene yargılar halde…Bir adım gidememek.
Öğrenilebilir.
İlerle.
Bak oralar da güvenli.
İleriye bak.
Şu ana bak.
Burada güvendesin.
Hayattasın.
Sadece bildiğin hikayeler güvenli geliyor biliyorum, bilinmezlik korkutuyor.
Ama değil.
Bu bir yalan.
Bunun ötesi var.
Rahat bir nefes almak var.
Sırtını ” oh be ” diye yaslamak var.
Yeni şeyler yazmak var.
Ve güvenle ilerlemek var.
Bunu gerçekten istiyor musun?
Buna cesaretin var mı?

Şifalanmayı seçersiniz ve sizinle birlikte birçok kişi bu sürece dahil olur. Yani aslında onlar da seçmiş olabilirler.
Şeklen siz başlatmış gibi görünseniz de:) Anneniz, babanız, çocuğunuz, kardeşleriniz, yakın arkadaşınız veya hiç tanımadıklarınız.

Siz ilişkiyle ilgili şifalanmayı seçersiniz, annenizle babanızın ilişkisinde bazı değişimler olur.
Siz sağlıkla ilgili şifalanmayı seçersiniz, daha siz göremeden etkisini, en yakınınızdakilerden şifalanma haberini alırsınız.
Siz her bir adımınızla, bağlantıda olduğunuz koca bir halkaya dokunmuş olursunuz.
Enerji çalışmalarıyla ilgilenenler ara ara birleşip birliğin şifalanması için enerji çalışmaları yaparlar, dualarda yaptığımız gibi. Oralarda halkanın büyüklüğünü siz düşünün:)
Çalışma sırası ve sonrasında hissedilenler muazzam bir güçtedir, en çok da manevi🙏

Yolunuz bir gün buraya çıkarsa, bu konulara meylederseniz ” sevgilime de seans yapsak ne iyi gelir. Onu nasıl iyileştiririm? Anneme ne yapabilirim kurtarmak istiyorum şu hastalıktan. ” yerinden değil de, şifalanmaya kendi merkezinizden başlamayı seçin olur mu?
Zaten seçen herkes bundan faydalanacaktır.
Öyle kalmayı, öyle olmayı seçenlere de dokunmayın.
Sizin hayırlı dediğiniz , onun hazır olmadığı olabilir.
Herşeyin bir zamanı var.
Şimdilik öyle kalmak istiyor olabilir.
Tercih…

Aslında bunları neden yazdım biliyor musunuz?
Yaptığınızın, seçtiğinizin sizin düşündüğünüzden çok daha geniş bir yere ulaştığını,
Bir bütünün parçası olduğunuz idrakiyle bu yola girdiğinizde ne büyük bir cesaret göstererek başlatan / adım atan olduğunuzu hep hatırlayın ve kendinizi tebrik edin diye,
hayatınızın sorumluluğunu aldığınız, uyanmayı seçtiğiniz,
yol ne gerektiriyorsa hepsine gönüllü olma yürekliliğinizden dolayı tebrik edin diye yazdım.
İyi ki başlatansınız. İyi ki böyle cesursunuz.
İyi ki🙏

Tam ezberleri değiştirmek üzereyim,
tam o işte bu sefer yine aynı olmayı bırakıyorum, hikaye evriliyor ” dediğim yerdeyim.
Eşiğe yaklaştım.
Bir de baktım, minik adımlarla gelen korku dağ olmuş.
Değişimin ayak seslerinden çok daha güçlü geliyor.
Çünkü ilk kez kendimi şaşırtacağım,
ilk kez böyle bilinmeyene açacağım kendimi,
ilk kez özgürlüğü ilan edeceğim,
ilk kez suçluluk hissetmeyi kapının ardına koyacağım,
ilk kez varlığımın gücünü anlayacağım.
Ama o da ne!!!
Ayak sesleri daha da yükseliyor korkunun.
Aynı yerde kalmak için bahaneler üretiyor bu sefer:
” Ama şu da var, bu da var.
Bak son dakika n’oldu? “
Ah işte tam da istediğim buydu değil mi?👍
Geldi mi kapıma haklı! gerekçeler?
Oh be.
Korkmama gerek yok artık.
Aynı yerde kalabilirim.
Köprüyü geçmek , ölüm kalımdı çünkü bilinçdışım için.
Ve şimdi varlığımdan çok daha güçlü kıldım onu.
İzin de verdim.
Ve artık güvende…Bildiği yerde…

🍀Onu ikna edebilir miyim buralarda?
Tam değişimin kapısındayken ” hadi bi’ cesaret ” diyebilir miyim kendime?
Şimdi ya da biraz sonra.
Hikayeyi değiştirebilir miyim?
Bunu gerçekten istiyor muyum?
Eskiyi bırakmayı gerçekten istiyor muyum?

Hadi bi’ cesaret.
Olabilirim, yapabilirim.
Olabilirsin, yapabilirsin.

Kolaylıkla🙏