Etiket

huzur

Browsing

Sevgili Jim Rohn’un bize ulaştırdığı en güzel bilgi şudur ki; SEN hayatında en çok yakın olduğun , bolca vakit geçirdiğin 5 kişinin ortalamasısındır.

Bunu şöyle test edebilirsin istersen:

Bundan bir yıl önceye git, hayatında kimler vardı bir etrafına bak. Sağlık durumları, ilişkileri ya da evlilik hayatları , ekonomik durumları, hayalleri ve kariyerleri durumdaydı ve o sırada SEN hangi noktadaydın? Bunlarıı tek tek yaz, çok iyi – iyi – ortalama – kötü diye sınıflandırabilirsin.

Şimdi gelelim bu yıla.Kimler eklendi yakın vakit geçirdiğin alana ? Kimler var etrafında ? Onların bu saydığım yaşam alanları ne durumda? SEN şu an hangi noktadasın? Bir yerlerde mutlaka zihnen, fikren ya da maddesel aynı ortalamalarda olduğunu göreceksin. Bunları da not al.

Peki bu ne işe yarar? Şimdiki çevren sana iyi geliyorsa , ne güzel yerini gördün , güzel vakit geçirdin tebrikler. Fakat sen bir üst basamağa çıkmak istiyorsan kendi kriterlerini belirledikten sonra çevreni gözlemle . kişiler değişiyor mu ? Yoksa birlikte mi gelişiyorsunuz? Değişim varsa izin ver , kendine uyumlu insanları hayatına çekmeye niyet et.

Kendi deneyimlerimden yola çıkıp söylüyorum ki ; o en çok sevdiklerin, dostların , akrabaların tabi ki yine yanında olacaklar. En çok vakit geçirdiklerin değişecek sadece. Sen alan açan tarafta ol ve uyan’ık ol yeter.

Güzel yolculuklar:)

Problem çözücü olmak…

Hepimizin bazı zamanlarda sevdiği , bazılarımızın fazlaca sevdiği, bazılarımız için son derece hayati, bazılarımız için bu dünyadaki amaç yerinde olan şey. Problem çözmek.
” Bunun için önce problem oluşturmalıyım. Tamam şimdi sıra geldi çözmeye. Olleey çözdüm. Ee tamam şimdi??? O zaman yeni problem yaratmalıyım. Ama hayatım gayet yolunda. O zaman dur ben arkadaşlarımın problemleri varsa onlara bir bakayım…” Derken derken bazen koçluk mesleğini sadece bu yüzden seçmiş kişiler olabiliyor. Koçluk eğitiminde ilk öğrendiğimiz şeydir ” Koç problem çözmez. ” Biz çözen taraf değiliz. Biz senin yanında farklı bakış açılarına kapı açan sorularla , geri bildirimlerle ,farklı bir gözle yer alanız. Bu mesleği seçtikten sonra yapabilir miyim kısmındaki korkumu da alan bir bilgi oldu fakat burda başka bir nokta vardı. Tamam , çözen ben olmasam da ortada bir problem olacaktı:) Hala olana sorun olarak bakan bir Eda vardı. Sonra dinlediklerimden , okuduklarımdan hatırladıklarım,kendimden hatırladıklarım oldu. Danışan zaten konuya problem ağırlığını veriyor , e ben de ” wow bir problem var hadi ben destek olayım O da çözsün ” yerinden bakarsam kim hafifletecek konuyu? Kim dışarıdan bakacak?
Ve o zamanlardan bu zamana bu mesleği seçme aşamasındaki bazı insanlardan duyduğum bu oluyor. ” İnsanların problemlerini çözmek istiyorum. ” Niyet çok iyi tarafta biliyorum. Ama burda şunları hatırlayın olur mu?

1. Ben bir problem çözücü olmayı mı seviyorum?

2. Ben her danışanıma problem ağırlığını verirsem dışarıdan hafiflikten bakan kim olacak?

3. Bu durum mesleği yaparken içsel zorluk da yaratır. ” Çözemedim bak, yapamıyorum, sanırım beceremiyorum. ” Bir bakmışız ki , biz işimiz olmuşuz, işimiz biz olmuş. Danışanın içsel olarak hazır olmadığı , belki gönüllü olmadığı ( gönüllü görünüp) birşeyi inatla çözmeye çalışmak? Ne büyük efor…

Ve hepimiz hatırlayalım ki eğer bir çözüm varsa o bizde , gücünüzü kimseye vermeyin. Kimseyi daha doğru kılmayın. Kimseyi daha geçerli de kılmayın. Herkes bakış açısı. Ben de, sen de , o da… ” Burada benim için doğru olan ne? ” kısmından işlev görün. 
O zaman soralım : Problem çözme bilincini bırakmak için hangi enerji alan bilinç olabilirsiniz? Ya bu duruma problem olarak bakmasaydınız bu ne yaratırdı? Eminim o şeyin hediyeleri var ve onu berbat kılarak hediyelerini alamıyorsunuz. Hadi bu konuyla ilgili bütün bakış açılarınızın dönüşümüne niyet edelim.

Kolaylıkla.

Bir beden çalışmasıyla geldim bugün.

Bu çalışmayı gece 23.00 – 01.00 arası yaparsanız harika olur ama illa o saatte yapmanız  zorunlu değil. Sağ elinizi, parmaklarınız açık duracak şekilde karaciğerinizin üzerine koyun ve önce varlığını hissedin. Öfkenizden, kininizden, kibrinizden etkilenen, esas görevlerini bu sebeplerden ötürü yapamayan bir organınız kendisi. ( yeri midenin sağ yanında, sağ göğsün altında ) 10 dk boyunca elinizi ordan ayırmayın ve şunları tekrar edin ” Doğduğum andan bugüne dek taşıdığın ağırlık yaratan tüm öfkemi, kinimi, kibrimi, hırslarımı serbest bırakıyorum, arınmaya niyet ediyorum, arınmayı seçiyorum. Geçmişten bugüne herkesi affediyorum. Kendimi affediyorum.” Eğer aklınıza isimler gelirse onları da söyleyebilirsiniz : ” … ( kişiyi ) affediyorum ” diye ekleyebilirsiniz yukarıdaki cümlelere . 7 gün boyunca ara vermeden devam edin. Sonrasında haftada 1 şeklinde devam edebilirsiniz.

  • Karaciğer değerlerinizde yükseklik ve karaciğer hastalıklarından herhangi birisi sizde varsa deneyin. 
  • Geçmişe dair öfkeleriniz geçmiyorsa deneyin.
  • Burcunuz ateş grubuysa ( koç, asla,yay ) mutlaka deneyin ve yazdığım şekilde devam edin.

Yaklaşık 4 senedir bu çalışmayı kime verdiysem harika geri dönüşler ve mucize sonuçlar aldım.  Bakalım sizin hayatınızda neler olacak?

Hatırlatma: Çalışma sebebimiz öfkelenmemek değil , öfkeyle ilgili konusu geçmiş ama bizim taşımaya devam ettiğimiz yüklerimizden arınmak.  Çünkü duygular dünyada bizim için var. Öfke , öfkelenmek normal. Dünü bugüne taşımak ağırlık sadece. Ve bir diğeri kibir, hırs konusu. Kibirden , hırstan kaçmak değil, onların bizim bakış açımıza göre yarattığımız ağırlıklarından arınmak. Kibirli olmayı ya da hırslı olmayı iyi -kötü kılmadan , tanımsız yerden işlemek, kutupluluk yaratmadan.

Her geçen gün hayatınıza daha fazla hafiflik aksın dileğim.

Korkunun kaybolmasına enerjimi harcamak yerine ona bakış açımı değiştirmeyi seçsem hayatım nasıl olurdu?

Korkuyu korkunç kılmak yerine normal, olabilir kılmak.

Çünkü insan korkabilir. Bu duygu dünyaya eklendiyse bir sebebi vardır . Yani yaşam kalitemi düşürmüyor , yaşam mücadelesi haline gelmiyor ve iyilik halimi genel anlamda devam ettirebiliyorsam , o yanımda kalabilir. Hatta bazı yerlerde varlığı doğru yolda olduğumu gösterebilir seçimlerimde.
Kaybetme korkusu da son zamanlarda korkuların içinden bolca duyduğum. İnsan dostunun desteğini kaybetmekten korkabilir değil mi? Ailesinin ölümünden de korkabilir, evladına birşey olmasından da , sevgilisini kaybetmekten de , işini değiştirirken de korku duyabilir. Ne kadar insani değil mi? Tekrar ediyorum. Bu hal yaşam kalitemi yüksek oranda etkilemiyorsa öyle normal ki. Kendimizi anormal , yanlış , berbat kılmak için en çok kullandığımız kelime kendisi. Bazen de adım atmamak için sağlam bir kılıf:)
Bunlar hep ego oyunları:) Korkunun bize bir bakış açısı yok da bizim ona karşı ne çok bakış açımız var…

E bu normalse , şimdi gücümü elime alıp onun elini kendim tutabilirim. Sırtımı dönmek ve karşıma almak yerine yanıma alabilirim.
Normalim. İnsanım. Hepsi gelir, hepsi geçer. Gelir , bekler, geçer gider. Bazen kalır, uzun kalırsa yüzüne bakabilirim. Destek de alabilirim.
Bu da normal.
Şimdi buralara bakıp ne ölçüde etkiliyor, oyunu ben mi yaratıyorum yoksa eşlik etmesine izin mi vermiyorum diye bir bakalım mı?
Kolaylık olsun diye tüm yazdıklarım. Zor yollarını hepimiz az çok biliyoruz değil mi?

Aşk büyüten, besleyen bir enerji. Eğer küçültüp daraltıyorsa sizi ve hayatınızı ve ilişkinizi oradaki aşk mı bir bakın lütfen.
Birliktelik için bazılarımızın bakış açısına göre aşk gerekli olmayabilir. O zaman ilişkiniz için aynısını düşünün. Besliyor mu, büyütüyor mu? İyi hissettiriyor mu?

Müsait bir zamanınızda mümkünse şimdi birkaç saniyeliğine gözlerinizi kapatın. Bir yerde sizin , sevgilinizin-eşinizin ve ilişkinizin varlığını görün. Bir yerde karşılaşmış olun onlarla ve uzaktan izleyin. Kişiler nasıl ? Seviyorlar mı birbirlerini ? Tatminler mi bu ilişkide ? Mutlu görünüyorlar mı ordan bakınca? Birlikte olmaktan memnunlar mı? İlişkileri nasıl peki? Onlar iyi olabilirler de ilişkileri de iyi mi? Sadece gözlemleyin, çoğu cevap burda önünüze düşecek zaten🌹
.
Sık sık şikayet ettiğiniz bir ilişkiniz varsa ve bitmiyorsa ” ama seviyorum ” yerinin biraz dışından bakın. Belki beslendiğiniz yerler vardır. Belki çocukluğunuzda öğrendiğiniz ilişki modellerinin biri ya da birkaçının tekrarı, güvenli alanınız, bildiğiniz yer, belki dönüşmeniz için bir araç, belki bazılarınızın bakış açısıyla bitmek bilmeyen sınavınız, belki büyüme alanınız. İşte buralarda soru sorun: ” Gerçek, bu ilişkideki gerçek ne ?
Görmem gereken şey ne?
Şuan farkında olmadığım neyi farkında olabilirim ilişkimle ilgili ?
Neye ihtiyacım var?
Bu ilişkide neyi seviyorum? ( Kaçmak istediğiniz bir ilişkiyse de sorun , hatta özellikle sorun bu soruyu 🙂 )
.
.
İlişki üzerine çalıştığımızda bazı sorulardan sonra , ” ee şimdi napayım? ” sorusu üzerine söylerim bunu: ” Şimdi izleyin.” Çözmek dediğiniz şeyin ötesine geçin. Önce görün , bakın, tadın, görünenin ötesinde blokajlarınıza dokunun, temas edin, onlardan arının. O illa hareket istediğiniz yere gelmeden önce farkındalık kısmında bir süre kalın. Telaşsız.
Sonra seçim yapmak gelecek .  O da başka bir yazının konusu. İlk adım farkettiklerinizi alıp kabul etmek. 

Kolaylık olsun…

 

 


^^Başınıza her gelen güzel şeyin daha da ötesini deneyimlemek nasıl olurdu?
^^Ya da sorularınızın cevaplarını inanç kalıplarınızla, yıllardır edindiğiniz bilgilerle düşünmek zorunda kalmasaydınız, olasılıklara kendinizi açsaydınız bu nasıl olurdu?

 

IMG_20161111_172253

 

Eveeet , tekrar blogumda yazılarımla karşınızdayım şükürler olsun . Benim için bol deneyim, keyif içeren 3 ayın sonunda burda olmak çok daha keyifli.

Bugün sizlere yakın zamanda birçok danışanın deneyimlemesine vesile olduğum , dönüşüme şahit olduğum Access The Bars uygulamasından bahsedeceğim.
Ben Access ‘le birkaç yıl önce, bir arkadaşımla sohbet ederken tanışmıştım, konu arasında geçen bu bilgiden çok etkilenmiştim fakat zamanla bilgiyi arka plana atmışım ki inceleme gereği duymadım . Daha sonra deneyimlemeye hazır olduğum bir anda tekrar karşıma çıktı ve görür görmez eğitimine dahil olmaya karar verdim.
Şimdi birçok kişiye seans yapıyor ve bu dönüşümü hep birlikte deneyimliyoruz. Ben de buna sebep olduğum için hep şükrediyorum. Bundan daha iyi nasıl olur ?
Peki nedir bu ACCESS THE BARS , sistem nasıl işler, kimlere yapılır ve kişiler nasıl faydalanır?

Access , bizi hayalini kurduğumuz hayatı yaşamaktan alıkoyan alışkanlık, yargı ve kararları hızlıca, basitçe ve pratik şekilde değiştirebilmemiz için alan açar.
Başımızın üzerinde iyileşme, zaman, umut, farkındalık, yaratıcılık, güç, yaşlanma, cinsellik, para ve benzeri şeylerle ilgili düşüncelerimizin, fikirlerimizin, duygularımızın, inançlarımızın ve kararlarımızın depolandığı 32 nokta vardır. Bars seansında bu noktalara parmak uçları ile yumuşakça dokunularak, bu noktalar aktif hale getirilir. Seans , bu noktalardaki enerji birikiminin serbest bırakılması ile vücudunuzdaki blokajların çözülmesini sağlar.
ACCESS BARS SEANSININ OLABİLECEK FAYDALARI

unnamed
***Bars uyku zorluklarını değiştirmede çok yararlı olabilir . Özellikle bana ulaşan geri bildirimlerden biri bununla ilgili oluyor. Seans sırasında ve seans sonrası uyku ve derin gevşeme hali , seansın ertesi gün daha dinlenmiş kalkılan uyku sürecini beraberinde getirir.

***Zihin ve bedendeki gerilimi yok eder.

***Sınırlı düşüncelerin ötesine geçmenizi sağlar. Olasılıklar dünyasına geçişiniz size düşünmediğiniz, tahmin bile etmediğiniz yenilikler sunar.

***Kişinin anda kalmasına alan açar.
Hani düşünmekten bir hal olduğumuz zamanlar var ya, ilaç gibidir. Daha sakin bir zihin ve denge sağlar.

***Kızgınlık, kırgınlık ve geçmişte unutamadıklarımızdan bizi özgürleştirir.
Geçmişte bizi çok fazla sarsan konular, travmalar artık eskisi gibi büyük anlam içermekten uzaklaşır.

***HAFİFLİK HİSSİ ÇOĞALIR.
***Depresyon, Anksiyetenin dönüşümüne yardımcı olur.

***Korkular, fobiler, kaygı ve endişeleri azaltır hatta tümden yok eder.

***Bedenin yaşlanmasını yavaşlatır, anti aging etkisi yapar.

***Daha derin olan ve daha dinlenmiş kalkılan uyku süreci getirir.

***Hamilelikte kolay, rahat ve sakin doğum sağlar.

***Maddi sıkıntı ve parasal blokajlar çözülür, para akışında belirgin bir artış olur

***Bizi daha enerjik ve daha hareketli yapar.

***Hem rahatlamış, hem de enerjik hissetmenizi sağlar.

***Yaşamın her alanında daha fazla kolaylığa, neşeye, ilerlemeye alan açar , blokajların çözülmesine yardımcı olur.

***Artan farkındalık ve ruhsal gelişme sağlar ve olasılıklardan daha nicesi…
ACCESS BARS HAKKINDA DİĞER BİLGİLER

Eda Özgüler
***Seans yapılan kişilerde hiçbir olumsuz etkiye rastlanmamıştır.

***İlgilenen , ihtiyaç duyan herkese Access yapılabilir.

***Seanslar 60- 90 dakika arası sürmektedir. Kişiye, akışa göre değişen süreler içerir.

***Seans sınırlaması yoktur.İlk seansta da kolaylıkları deneyimleyebilir, eğer isterseniz hayatınıza düzenli dahil de edebilirsiniz.

***Seanslar oturarak ya da uzanma halinde gerçekleştirilebilir, keyifli ve rahatlatıcı olanı uzanma halidir.

***Her birey seans sırasında farklı şeyler hissedebilir. Hiçbir şey hissedilmeyedebilir. Bu etkili olmadığı anlamına gelmez.

En kötü ihtimalle muhteşem bir masaj deneyimi olur ne dersiniz?

En iyi ihtimalle muhteşem dönüşüm ve kolaylıklar sizinle buluşur.

Siz de bu deneyimi yaşamak isterseniz, mail adresimden dönüş sağlayabilir,detaylı bilgi alabilirsiniz.

Sevgiler,

Eda ÖZGÜLER
Profesyonel Koç


Aydınlık bir odada siyah bir ışık yandığını hayal etsek?

Sadece ışığın etrafında küçük bir karanlık alanı oluşur ve oda hala aydınlıktır değil mi? .

MUTLU İNSANLAR için durum tam da böyledir işte. Hayatları, bakışları aydınlık olanlar, küçük karartıların düzen gereği olduğunu kabul edenler, her haline şükredecek birçok sebep bulabilenler.

Ya tam tersi olsaydı?

Karanlık bir odada beyaz bir ışığın yandığını hayal etsek?

Odada aydınlık bir alan oluştusanırım. Rahatlıkla hareket edebilirsin artık. Hatta belki de oda tamamen aydınlandı değil mi? Eve geldiğimiz an ışıkları yaktığımızda aydınlanan odalar gibi…MUTSUZ İNSANLAR için de durum bu kadar umut verici işte şükürler olsun…

Tek bir adım ile aydınlanabilir senin de dünyan.

images (2)

 

Peki nedir o adım?

Önemli olan , en önemlisi aydınlık isteyip istemediğin . Ama gerçekten isteyip istemediğin. Mutsuzluktan besleniyorsan eğer, o hamleyi gerçekleştirmek için sağlam bir karar vermen gerekiyor.

 

Gerçekten mutlu olmayı deneyimlemek ister misin?

Mutluluktan beslenmek nasıl olurdu?

Seçimini yaptığın an  kapının eşiğine geleceksin ve bir bakacaksın kalbin sana neyin iyi geleceğini söyleyecek. İşte o senin ışığın olacak, ilk adımın.Düşün ki artık aydınlıktasın. Derince bir nefes al ve kendini tebrik et. Ne güzel bir karar verdin hatta adım attın kendin için. Bundan daha iyisi nasıl olur?

Kendi hayatıma bakınca da aynı süreci görüyorum. Aynı böyle bir sürecin içinden geçerken ben, aydınlığa nasıl ve ne zaman çıktığımı dün gibi hatırlıyorum. Bir seçimle başladı herşey, nasıl olacağına, ne yapacağıma dair en ufak bir fikrim yoktu benim de.Benim ışığım sadece seçimim oldu. Sonra bir baktım ki herşey seçimimle hizalı ilerlemeye başlıyor.

Senin de bu süreci deneyimlemeni gönülden istiyorum. Eşikte durma, karanlıkta da. Gir odadan içeri ve ışığa izin ver yansın. Öyle ya da böyle seçimini yap. Kurban rolünden çık ve gücünü hisset.
maxresdefault

 

Sonra mı?

Artık o odadan çıkabilirsin.

Artık kocaman dünyana dönebilirsin.

Odalar mı?

Bırak onlar artık ihtiyacı olanlar için çalışma alanı olsun:)

SEN ARTIK FARKINDASIN , DÜNYASIN, İSTEDİĞİN DÜNYADASIN VE PARIL PARIL…

Sevgiler,

Eda ÖZGÜLER