Şimdi seninle , enerjini keyifle yükseltecek bir çalışma yapalım ne dersin?
Kendine yarım saat ayır ve eline al kağıt, kalemi. 5 sene sonrasına gitmeni istiyorum. Yani 02.06.2021 de olduğun anı ve günü yaşamanı istiyorum. Kendine mektup yazıyor olsan bir tam gününü nasıl anlatırsın?
Bu soruların cevaplarını içeren bir mektup istiyorum işte, o kadaaaarrr 🙂 Gerçekten o zamandaymışsın gibi.
Sadece dikkat etmen gereken iki önemli nokta var;
Hislerine odaklan istiyorum. Bu hayatı kurgularken neler hissediyorsun? Nasıl bir enerjiyle uyandığın, sevdiğin işi yaparken ki sevgin, tutkun vb… Hislerini ön planda tutarak yaz mektubunu, cümle aralarında bahset onlardan . Yani birkaç ay sonra o mektubu gördüğünde yine yeniden aynı şekilde heyecanlandırsın seni. Heyecanını kat , neşeni kat, tutkunu kat…
2. Diğer bir nokta ise; gelecek zamandan bahsedermiş gibi bahsetmek yerine , ‘ uyanacağım – yapacağım ‘ yerine; şimdiki zamanda anlat. Tam o gündeymiş gibi:
‘ Güne …. bir evde uyanıyorum. Günüm …. uğraşı ile geçiyor. Hesabımda … biriktirdim.’ gibi…
Dilediğin gibi yazabilirsin artık, sayfalarca uzatabilirsin.
En keyifli yere geldik, hazır mısın? İlan ediyoruz şimdi. Kağıdı al eline , okumaya başla sesli bir şekilde. Hatta ayağa kalk, dolan evin içinde, oturarak donuk donuk okuma istersen. BU SENİN HAYATIN, HAYALİN , HATTA GERÇEĞİN. Söz uçuyor, yazı kalıyorsa , hayallerin kalbinden kağıda döküldü, netlik kazandı ne güzel. Tebrik et kendini.
İnsan , hayal ettiğine kavuşur. Hiç kurgulamadığı hayale kavuşan insanlar gördün mü? Varolanlar içinde de, o hayatı kurgulamadığı için hiç değerini bilmediğini gözlemlemişsindir. Sen heyecanınla, adımlarınla, kararlılığınla hayaline kavuş. Git peşinden, niyet et onun için, dua et.
E bu böyle n’olacak şimdi diyorsan eğer, o enerji yüklü mektubu, en sevdiğin kitabın içine koyabilirsin ilk adım olarak. Yeni yazımda , bu yazdığın hayatın için neleri , nasıl yapabileceğin üzerine yazıyor olacağım. Sen bugün hayalinin tadını çıkar yeter:)
Geleceği planlarken, anı kaçırma. Aslolan zaman ve gelecek olan zaman arasındaki dengeyi iyi kurmak sana iyi gelecektir.
Aydınlık bir odada siyah bir ışık yandığını hayal etsek?
Sadece ışığın etrafında küçük bir karanlık alanı oluşur ve oda hala aydınlıktır değil mi? .
MUTLU İNSANLAR için durum tam da böyledir işte. Hayatları, bakışları aydınlık olanlar, küçük karartıların düzen gereği olduğunu kabul edenler, her haline şükredecek birçok sebep bulabilenler.
Ya tam tersi olsaydı?
Karanlık bir odada beyaz bir ışığın yandığını hayal etsek?
Odada aydınlık bir alan oluştusanırım. Rahatlıkla hareket edebilirsin artık. Hatta belki de oda tamamen aydınlandı değil mi? Eve geldiğimiz an ışıkları yaktığımızda aydınlanan odalar gibi…MUTSUZ İNSANLAR için de durum bu kadar umut verici işte şükürler olsun…
Tek bir adım ile aydınlanabilir senin de dünyan.
Peki nedir o adım?
Önemli olan , en önemlisi aydınlık isteyip istemediğin . Ama gerçekten isteyip istemediğin. Mutsuzluktan besleniyorsan eğer, o hamleyi gerçekleştirmek için sağlam bir karar vermen gerekiyor.
Gerçekten mutlu olmayı deneyimlemek ister misin?
Mutluluktan beslenmek nasıl olurdu?
Seçimini yaptığın an kapının eşiğine geleceksin ve bir bakacaksın kalbin sana neyin iyi geleceğini söyleyecek. İşte o senin ışığın olacak, ilk adımın.Düşün ki artık aydınlıktasın. Derince bir nefes al ve kendini tebrik et. Ne güzel bir karar verdin hatta adım attın kendin için. Bundan daha iyisi nasıl olur?
Kendi hayatıma bakınca da aynı süreci görüyorum. Aynı böyle bir sürecin içinden geçerken ben, aydınlığa nasıl ve ne zaman çıktığımı dün gibi hatırlıyorum. Bir seçimle başladı herşey, nasıl olacağına, ne yapacağıma dair en ufak bir fikrim yoktu benim de.Benim ışığım sadece seçimim oldu. Sonra bir baktım ki herşey seçimimle hizalı ilerlemeye başlıyor.
Senin de bu süreci deneyimlemeni gönülden istiyorum. Eşikte durma, karanlıkta da. Gir odadan içeri ve ışığa izin ver yansın. Öyle ya da böyle seçimini yap. Kurban rolünden çık ve gücünü hisset.
Sonra mı?
Artık o odadan çıkabilirsin.
Artık kocaman dünyana dönebilirsin.
Odalar mı?
Bırak onlar artık ihtiyacı olanlar için çalışma alanı olsun:)
SEN ARTIK FARKINDASIN , DÜNYASIN, İSTEDİĞİN DÜNYADASIN VE PARIL PARIL…
Üzerine saatlerce konuşulası , deneyimi en heyecanlı, enerjisi en güzel,anlatıldıkça ferahlatan … Yaratılışının mükemmelliğine olan , Yaratandan başlayan ‘ AŞK‘ .
Kaybedenler kulübünü izlediyseniz şu repliği bilirsiniz;
“Bunca insan yalnızken neden bunca insan yalnız? “
Çevremize baktığımızda da gerçekliğini görüyoruz her yerde değil mi? Herkes ilişki arıyor , herkes yalnızlıktan sızlanıyor, kimi ümit ediyor, kimi son derece ümitsiz.
Peki soruyu cevaplamaya ne dersiniz?
Neden?????????
Çünkü ;
bir yanımız ilişki isterken , bir yanımız ona yük diyor.
Bir yanımız ilişki isterken, bir yanımız ‘nerede bende o şans ‘ diye bağırıyor.
Bir yanımız ilişki isterken, bir yanımız aşkın varlığına bile inanmıyor.
Bir yanımız ilişki isterken, bir yanımız çocukluktan gelen inançlarla sonunun kötü olacağından korkuyor, acı çekmekten korkuyor ve sadece bu yüzden kaçmayı seçiyor ve hatta varolanı bile bozuyor.
Bu kadar engel varken de bizi hiçbirşey yalnızlıktan alıkoyamıyor.
GERÇEKTEN BİR İLİŞKİ İSTİYOR MUSUNUZ?
Bu soruyu sorun kendinize .Peşine ama lar, keşke ler, çünkü ler koymadan en içten halinizle cevabını verin.
Hayır ise cevap , yormayın kendinizi yazıya devam edip:) Ama ben yine de derim ki aşkı deneyimleyin dünyevi boyutta. Bir ilişkide kendinizi görün, nerdesiniz , ne kadar değiştiniz, sizin yaşadığınız ilişki nasıl olur, nasıl seversiniz ?
Cevabınız evet ise şunları bir okumakta fayda var.
Öncelik arınmakta…
1. Eski ilişkilerinizi azad edin.
İlişkiden çıkarken tüm bağlarımızı kopardık zannederken ya arada hala bağlar kalıyorsa?
Ondan kalan en ufak bir hediye , onu anımsatan bir eşya, onunla yaşananları anlatan uzun uzun konuşmalar ve en önemlisi tümden uzaklaştık sanırken enerji boyutundaki kalan bağımız.
Ona dair ne varsa lütfen kendinizden uzaklaştırın. Onu hatırlatmıyor bunlar derken bile onu hatırlıyorsunuz .
Tüm eski ilişkilerinizi azad edin. Hepsine tek tek tüm hislerinizi anlatan mektup yazın ve tüm sözleriniz bittiğinde o mektubu yırtıp atın. İkinci bir yol ise, tüm sevgililerinizi bir kağıda yazın. Her akşam bunun için kendinize 10 dakika zaman tanıyın ve her gün bir arkadaşınızı zihninizde canlandırın , hayalinizde karşınıza alın ve ona söylemek istediklerinizi söyledikten sonra iyi dileklerinizi iletip yüreğinizden , zihninizden gönderin. İyi dileklerle insanları kendi hayatlarına gönderecek kadar kocaman yüreklisiniz hatırlayın bunu.
Anne/baba ilişkisi bazen tüm hayatımızı etkileyebiliyor. Onların bizde oluşturduğu algıyı dönüştürmek onları da azad etmek için iki adımı da uygulayabilirsiniz. Hatta ilk onlardan başlamak mükemmel bir hafiflik oluşturuyor.
2. İlişki ile ilgili aşağıdaki gibi veya benzeri kalıplarınız varsa onlardan arının.
Kimsenin yüküyle uğraşmak istemiyorum.
Özgürlüğüm elimden gitsin istemiyorum.
Tüm erkekler/kadınlar aldatır.
Hayatıma giren herkes bana acı çektiriyor .
Erkekler / kadınlar güvenilmez.
Buna benzer genellemeli, kalıplaşmış , ilişki sohbetlerinde geçen sözlerle iç dünyanızda da karşılaşırsanız , bunları hemen bir yere not edin. Üzerinde düşüneceğiniz , dönüştüreceğiniz mükemmel bir buluş yaptınız tebrikler:) Bundan sonra olumlamalardan faydalanabilirsiniz. Mutlaka etrafınızda düşündüğünüzün tam tersini yaşayan arkadaşlarınız , delilleriniz vardır. İçinizi ferahlatın, herkes aynı değil, her ilişki aynı değil. Egonuzu bu delillerle ikna edebilirsiniz.
Ve hatırlayın ki ; ‘Eğer bu engelleyici inançlar çok yüksek enerji kaplıyorsa hayatınızda, inanın bana mükemmel bir erkeği/kadını bile o düşündüğünüz insan haline getirebilirsiniz.’
Arınmakla ilgili kısmı ciddiye alın. Kalbinizde, zihninizde boşluk oluşturursanız yeniye o kadar büyük ve tertemiz bir alan açmış olursunuz.
3. Bir ilişki tanımı yapın kendinize, ne bekliyorsunuz, ne istiyorsunuz ve ne verebilirsiniz bir ilişkide? Bunlar konusunda çok net olun. Bir ilişkiniz olsaydı bu nasıl olurdu, siz nasıl hissederdiniz? Buna verdiğiniz cevabı önce siz hayatınızda varolmasını sağlarsanız , bağımlılıktan hazza döner ve aşk işte oralarda bir yerde beliriverir.
4. Kıskançlık hissinden uzak durun. İmrenmek ve kıskanmak arasındaki ince çizgide nerde olduğunuzu inceleyin. Mutlu keyifli çiftelere imrenerek bakıp , ‘benim de hayatımda olsa ne güzel olur’ mu diyorsunuz? Yoksa sizi içten içe kemiren ‘onun bile! sevgilisi var benim neden yok ‘ diye bir ses mi var oralarda? Kendi hayatınıza odaklanın. Birilerinin aşkları sadece size feyz olsun sadece bu kadar…
5.Tüm adımlardan sonra şimdi gerçekten teslimiyeti yaşayabilirsiniz. Ruhunuza uygun eş ile karşılaşmaya niyet ettiyseniz , oturup öylece ben niyet ettim diyip kalbinize gelmesini beklemeyin, işaretleri iyi gözlemleyin, bir davete çağırılma sebebidir beklenen aşk yada zorla götürüldüğünüz bir etkinlik. Bazen de her gün gittiğiniz yerdedir , belki de eski bir tanıdık , belkide bir an karşınıza çıkacak.
Hayat bir yolsa, kader birçok yol ayrımından biri . Seçtiğiniz yollardan herhangi biri. İstediğiniz yolda ilerlemekte serbestsiniz. İyiyi isterseniz iyiyi, güzeli isterseniz güzeli geliyor. Bir yol söylüyor iç sesiniz ve ordan devam ediyorsunuz.
Uzun ilişkinin sırrı mı???? Öyle bir sırra ihtiyacınız yok. Siz neyi nasıl yapacağınızı en iyi bilensiniz , eşinizi, kendinizi ve ilişkinizi en yakından tanıyan da. Başarılı bir ilişkiyi uzun ilişki ile karıştırmayın lütfen. İlişki bitince başarısız olmuyorsunuz. Uzun sürsün diye sebeplerin arkasında durup oldurmaya çalışmayın.Bir sebeple bitiyor ve bu durum ikinizin de bir kalıba girmesi anlamına gelmiyor.
Keyifli kelimeler yer alsın hep hayatınızda. Olumsuz diye adlandırdığınız kelimelerin azaldığı bir ömür ve keyfinize keyif katacak bir aşk diliyorum.
Neyle çıkarsan yola onunla devam ediyor ömrün. Seni yoracak kelimeleri farkındasın değil mi? Bunlarla zihnini meşgul etmektense şimdi hayatın kolay, keyifli olduğunu deneyimlemeye niyet et . Yaptığın her işte, attığın her adımda kolaylığı görmeyi dene. Biliyorum başlangıçta biraz tümsekler çıkabilir karşına ama eminim birkaç düşünce denemesi , birkaç farklı , farkındalıklı adım sonrasında senin için de değişecek herşey. Düşüncelerin değiştikçe karşına çıkanlar da değişecek. Adım adım , yavaş yavaş…
Çile, şansızlık gibi anlamlar yüklersen yaşadıklarına, esas anlamdan şaşarsın. Şaşmak yerine asıl mesajı anlasan ne de hafif ilerler yolun değil mi? Bu, senin hayat tanımın. Herkesin bir deneyimi var ve herkes bu deneyimi yaşıyor.Eylemlerdeki söylemlerinden bahsediyorum hayat tanımını değiştirmeni isterken. herkesin muhteşem bir hayatı olduğundan, herkesin kolay bir hayatı olduğundan bahsetmiyorum. Açlık yaşayanları , evsizleri, uzun süreçli hastalıkla karşılaşan insanları biliyoruz ve bu da onların deneyimi.
*******************************————————————–******************************************* Benim için de hayatın tarifi zor olduğu yönündeydi önceleri. Benim de konuşmalarım ya zorluğa dair oluyordu ya da zor diyenleri onaylamakla geçiyordu . Hatta ispata yöneliyorsun böyle anlarda, haklı sebeplerin var gibi ; ‘ Zor değil de ne? ‘diye. Sonra bir baktım ağırlaştıkça ağırlaşıyor herşey. Bir kelimeyle değişir mi derseniz aslında en önemli adımlardan biriydi ağzımdan çıkanlar, bunu biliyorum. Sonra yavaş yavaş hayatımda kolaylığın yerini alacağına çok inanmıştım ve aldı da .Peki hiç mi aklıma gelmiyor ya da zorlandığım yerler olmuyor mu ? Tabi ki oluyor. Tıkandığım yerlerde önce şu ana dönüyorum, sonra kolaylıkla olmasına niyet ediyorum ve daha kolay olması için ben ne yapabilirim buna odaklanıyorum. ^^Artık benim için hayat sadece farkındalık dolu ,deneyim dolu bir yolculuk. Yolum , yol arkadaşlarım ,takıldığım taşlar ve tümsekler hepsi olması gerektiği yerde ve olması gerektiği gibi.^^
Sen de sıkça tekrar ediyorsan bunu, her ne yapıyorsan sonunda ne kadar kolay olduğunu hatırlat kendine.Tamda bir yerlerde ‘zor‘ diyecekken yakala kendini ve susmayı dene.Hala kolay gelmiyor olabilir, daha yolun başında olabilirsin, bilincin bunu reddediyor olabilir . Ama yine de dene söylememeyi. Başka bir tanımsa senin ki ve özgürleştirici değilse, tam tersi iyileştirici bir kelime ile değiştir tarifini. Kendine bir yol geliştir ve zaman tanı kendine. Dene, boz , tekrar başla, tekrar dene, pes etme . İstersen yapabilirsin biliyorsun.